psikologomeryilmaz

Call

psikologomeryilmaz İsmim Ömer Yılmaz. Klinik Psikoloğum. Ruhsal problemleriniz için buradayım.

Eşinizin telefonunu karıştırarak ona güvenmeyi öğrenemezsiniz. Çünkü güven, birinin ne yaptığını sürekli denetlemekle de...
14/10/2026

Eşinizin telefonunu karıştırarak ona güvenmeyi öğrenemezsiniz. Çünkü güven, birinin ne yaptığını sürekli denetlemekle değil, denetleme ihtiyacı duymadan ilişkinin içinde güvende hissedebilmekle ilgilidir. Her mesajı sorguladığınız, her bildirimi tehdit olarak gördüğünüz bir ilişkide telefonun şifresini bilseniz de zihninizdeki şüpheleri susturamazsınız. Üstelik bazen sorun geçmişten taşıdığınız güvensizlikler, bazen de karşınızdaki insanın güveni zedeleyen davranışlarıdır. Bu yüzden asıl mesele telefonun içinde ne bulacağınız değil, neden sürekli bir şey aradığınızdır. Çünkü güvenin olmadığı yerde insan eş olmaktan çıkar, dedektife dönüşür. Ve sürekli delil aramak zorunda kaldığınız bir ilişkide huzur bulamazsınız ☎️

Çürümüş bir ilişkiye ne kadar emek verirseniz verin, onu sağlıklı hâle getiremezsiniz. Bazı insanlar sizi sevdikleri içi...
12/10/2026

Çürümüş bir ilişkiye ne kadar emek verirseniz verin, onu sağlıklı hâle getiremezsiniz. Bazı insanlar sizi sevdikleri için değil, ne yaparlarsa yapsınlar gitmeyeceğinizi bildikleri için hayatlarında tutar. Siz verdiğiniz yıllara kıyamazken onlar kalan yıllarınızı da tüketir. Üstelik siz buna sadakat, sabır ve fedakârlık dersiniz. Oysa bazen insanı mahveden şey yanlış kişiyi sevmek değil, yanlış kişiye harcadığı yılların hesabını yine kendi hayatıyla ödemeye çalışmasıdır. Çünkü bazı şeylerden zamanında vazgeçmemek, onları kaybetmekten çok daha ağır bedeller ödetir 📖

11/10/2026

Bazı anne babalar çocukları arasında ayrım yapar ve bunu kabul etmek yerine, ayrımcılığa uğrayan çocuğun tepkisini sorun olarak gösterir. Birinin gidişine ağlarken diğerinin varlığını bile önemsemez, birinin ihtiyaçlarını görürken diğerinden sürekli anlayış beklerler. Sonra da yıllarca görmezden geldikleri çocuk kendisini ifade ettiğinde onu kıskanç, nankör ya da sorunlu olmakla suçlarlar. Oysa kardeş kıskançlığı diye küçümsenen bazı duyguların altında, yıllarca eşit sevilmemenin ve aile içinde ikinci plana atılmanın yarattığı derin bir değersizlik hissi vardır. Bir çocuğun en ağır yaralarından biri, anne babasının sevgisizliği kadar, verebildikleri sevgiyi başka bir kardeşine rahatlıkla verdiklerini görmesidir. Çünkü o zaman çocuk yalnızca sevilmediğini düşünmez; sevginin mümkün olduğunu ama kendisinin o sevgiye layık görülmediğini düşünmeye başlar. Ve yıllar sonra anne babasına duyduğu öfkenin altında çoğu zaman tek bir soru kalır: “Madem sevmeyi biliyordunuz, neden sıra bana geldiğinde sevginiz yetmedi?" 🛖

Bazı ailelerde gelin, ailenin bir parçası olarak değil, oğullarının hayatına dâhil olmuş ve kendisine biçilen görevleri ...
10/10/2026

Bazı ailelerde gelin, ailenin bir parçası olarak değil, oğullarının hayatına dâhil olmuş ve kendisine biçilen görevleri yerine getirmek zorunda olan biri olarak görülür. Kendi kızlarına gösterdikleri anlayışı gelinlerinden esirger, kızlarının yorulmasına üzülürken gelinlerinin yorulmasını sorumluluk sayarlar. Çünkü mesele çoğu zaman ekmeği kimin pişirdiği değil, kimin hizmet etmeye mecbur, kimin hizmet görmeye layık olduğuna karar verme hakkını kendilerinde bulmalarıdır. Psikolojik açıdan bakıldığında bu tutumun altında, aile içindeki güç ve hiyerarşiyi koruma ihtiyacı da bulunabilir. Gelinin sınır koyması saygısızlık, kendi kızının aynı sınırı koyması ise kendini korumak olarak değerlendirilir. Oysa aynı davranışa gösterilen bu farklı tepki, adalet anlayışından çok kime ne kadar söz hakkı tanındığını ortaya koyar. Bir insanın kendi evladına reva görmediği yorgunluğu, başkasının evladına görev diye yüklemesi fedakârlık beklentisi değil, çifte standarttır. Ve unutmayın, bir aileye gelin olmak, o ailenin karşılanmamış beklentilerini ömür boyu sırtlanmak zorunda olmak değildir 👩🏻‍🦱

Kendi iç dünyasındaki çatışmalarla yüzleşemeyen bazı insanlar, başkalarının hayatındaki kusurların peşine düşer. Çünkü i...
08/10/2026

Kendi iç dünyasındaki çatışmalarla yüzleşemeyen bazı insanlar, başkalarının hayatındaki kusurların peşine düşer. Çünkü insanın kendi eksikliklerini kabul etmesi, başkasının eksikliklerini yargılamasından daha fazla cesaret gerektirir. Psikolojik açıdan bu durum, kişinin kendisinde tahammül edemediği özellikleri başkalarına yansıtarak kendi benliğini koruma çabasıyla ilişkilidir. Bu yüzden başkalarının hayatına sürekli müdahale eden, ahlak dersi veren ve herkesi eleştiren insanların bazılarında, aslında kendi iç dünyalarına bakmaktan duydukları korku gizlidir. Zira insan bazen başkasında en çok, kendisinde görmeye tahammül edemediği şeylere saldırır 🧭

Bazı insanlar sizi kaybetmeyi göze alır ama size yaptıklarıyla yüzleşmeyi göze alamaz. Çünkü özür dilemek, yalnızca bir ...
07/10/2026

Bazı insanlar sizi kaybetmeyi göze alır ama size yaptıklarıyla yüzleşmeyi göze alamaz. Çünkü özür dilemek, yalnızca bir hatayı kabul etmek değil; kendileri hakkında yıllardır korudukları “Ben yanlış yapmam, sorun hep karşı taraftadır” hikâyesini yıkmaktır. Bu yüzden sizi kırdıklarını kabul etmek yerine kırılgan olmakla suçlar, yaptıklarını konuşmak yerine konuyu değiştirir, telafi etmek yerine mesafe koyar, sonunda da sizi kaybederler. İşin acı tarafı, siz hâlâ ilişkinin kurtarılabileceğini düşünüp bir açıklama, bir özür, küçücük bir çaba beklersiniz. Oysa karşınızdaki çoktan bir seçim yapmıştır: Sizi kaybetmenin acısını, kendisiyle yüzleşmenin acısına tercih etmiştir. Bundan sonra sizin göreviniz onu ikna etmek değil; yaptığı seçimi onun adına değiştirmeye çalışmamaktır. Bazı vedalar sizin verdiğiniz karar değildir; karşınızdakinin defalarca yaptığı tercihin artık sizin tarafınızdan kabul edilmesidir 📖

Çocukken kendinizi tanımıyordunuz; size kim olduğunuzu, size nasıl davranıldığı üzerinden öğrendiniz. İhmal edildiyseniz...
05/10/2026

Çocukken kendinizi tanımıyordunuz; size kim olduğunuzu, size nasıl davranıldığı üzerinden öğrendiniz. İhmal edildiyseniz “önemsizim”, sürekli eleştirildiyseniz “yetersizim”, sevgi için uğraşmak zorunda kaldıysanız “sevilmek için bir şeyler başarmalıyım”, susturulduysanız “duygularım sorun çıkarıyor” diye düşündünüz. Çünkü çocuk için anne babasının yetersizliğini görmektense kusuru kendinde aramak daha katlanılabilirdir. Asıl mesele şu: O çocuk büyüdü ama çocukken vardığı hükümler büyümedi. Bugün hâlâ terk edilmemek için fazla veriyor, reddedilmemek için susuyor, sevilmek için kendinizden vazgeçiyor ve bütün bunlara “benim karakterim böyle” diyorsanız geçmiş hâlâ sizin adınıza karar veriyor demektir. İyileşmek geçmişi inkâr etmek değil; çocukken kendiniz hakkında verdiğiniz yanlış kararları yetişkin aklınızla yeniden sorgulamaktır. Çünkü size yıllarca ne olduğunuz söylendi diye, ömrünüzün geri kalanında o kişi olmak zorunda değilsiniz 🧱

Çocukken evladınıza ayırmadığınız zamanı, yaşlandığınızda ondan faiziyle geri isteyemezsiniz. Yıllarca “başımın etini ye...
03/10/2026

Çocukken evladınıza ayırmadığınız zamanı, yaşlandığınızda ondan faiziyle geri isteyemezsiniz. Yıllarca “başımın etini yeme”, “işim var”, “abartma”, “biz de böyle büyüdük” diyerek duygusal ihtiyaçlarını küçümsediğiniz çocuk büyüyünce hayatının merkezine sizi koymak zorunda değil. Üstelik şimdi aramadığında “hayırsız”, gelmediğinde “nankör”, sınır koyduğunda “terbiyesiz” diyerek geçmişte vermediğiniz yakınlığı suçlulukla tahsil etmeye çalışmanız sevgi değil, duygusal sömürüdür. Anne-baba olmak çocuğa ömür boyu hizmet borcu çıkarmaz; dünyaya getirmek de geleceğinize bakacak birini yetiştirdiğiniz anlamına gelmez. Çocukken yüzüne bakmadığınız evladınızın, büyüdüğünde gözünü sizden ayırmamasını beklemeyin. Ektiğiniz mesafenin hasadına “nankörlük” diyemezsiniz 🌾

Bazı insanlar sevgisizlikten şikâyet eder ama sevgi geldiğinde onu yaşatacak bir ruhsal yapıya sahip değildir. Çünkü çoc...
30/09/2026

Bazı insanlar sevgisizlikten şikâyet eder ama sevgi geldiğinde onu yaşatacak bir ruhsal yapıya sahip değildir. Çünkü çocukluğunda sevgiyle değil; ihmal, eleştiri, kaos, mesafe ve terk edilme korkusuyla bağ kurmayı öğrenmiştir. Bu yüzden huzur ona sevgi gibi değil, yaklaşan bir felaket öncesindeki sessizlik gibi gelir. Tam mutlu olacağı yerde kriz çıkarır, sevildiği yerde kusur arar, güven gördüğünde şüphe üretir, terk edilmekten korkarken karşısındakini terk etmeye mecbur bırakacak kadar zorlar. Sonra ilişki bittiğinde “Zaten kimse beni gerçekten sevmiyor” diyerek yıllardır taşıdığı yaraya bir kanıt daha ekler. Aslında sizi kaybetmemiştir; sizi, içindeki eski hikâyeyi kaybetmemek için feda etmiştir. Çünkü bazı insanlar mutluluğu değil, çocukluklarından beri ezberledikleri acıyı ‘yuva’ zanneder 🌶

Bazı insanlar kötülüğü yaparken güçlü, sonucuyla karşılaşınca mağdurdur. İnsanları kışkırtır, sınırlarını ihlal eder, ar...
28/09/2026

Bazı insanlar kötülüğü yaparken güçlü, sonucuyla karşılaşınca mağdurdur. İnsanları kışkırtır, sınırlarını ihlal eder, arkalarından iş çevirir; fakat yaptıklarının bedeli önlerine geldiğinde bir anda hikâyeyi değiştirirler. Kendi kazdıkları kuyuya düşünce, kuyuyu kimin kazdığını değil, kendilerini kimin kurtarmadığını konuşmaya başlarlar. Çünkü sorumluluk almak karakter ister; mağduriyet üretmek ise yalnızca iyi bir hikâye. Sonra sizi vicdansız, nankör, kötü ilan ederek kendi yaptıklarını görünmez hâle getirmeye çalışırlar. En tehlikelisi de sizin hâlâ kendinizi açıklamaya uğraşmanızdır. Kendi kurduğu oyunda kaybeden herkesi mağdur sanmayın. Bazıları sadece yaptığı kötülüğün sonucuyla tanışıyordur 🏟

Address

Istanbul
34381

Telephone

+905525907129

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when psikologomeryilmaz posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share