02/09/2026
15 Temmuz’dan beri sevdiceğimin sağlık konularında “budur” diyemediğimiz; ama şükür ki “bu değil” diyebildiğimiz bir türbülansın içindeyiz.
“Bu değil” kısmı, klasik anlamda yeni bir metastazın olmaması. Ancak…
Eğer istatistiğe meydan okuyorsan ve hastalığın içinde %1’lik yaşayan gruptaki o şanslı kesime girdiysen, bunun büyük bir mücadelenin sonucu olduğunu da unutmamak gerekiyor. Savaş büyük olunca bedenin de zaman zaman kolunun kanadının kırılması çok normal. Tedavilerin yükü, eşlikçi hastalıklar, onların yanında getirdiği başka sorunlar…
İşte biz de bir süredir böyle bir şeylerin içinden geçiyoruz.
Bunu da atlatacağız, bundan hiç şüphem yok. Bir iki “fine tuning”, biraz Dr. House’çuluk gerekiyor sadece. :) Çok şükür arkamız sağlam. Şu evrendeki en dedektif doktor da elini üzerimizden çekmiyor. 🙏
Bu akşam bir danışanımla konuşurken söylediğim bir şeyi size de söylemek istiyorum:
Sağlığınızı bütünüyle birilerine teslim etmeden önce, siz de kendi hikâyenize hâkim olun. Merak edin. Öğrenin. Sorgulayın. Soru sorun. Doktorunuzla birlikte düşünün.
Çok da uzay değil artık; dünyayı önünüze yığabilen bir yapay zekâ bile var. Bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Tabii doğru bilgiyi ayıklamayı ve asıl kararı hekimlerle birlikte vermeyi unutmadan.
Bir de hep umutlu olun.
Çünkü umut size hiçbir kapıyı kapatmaz.
Tam tersine, kapalı sandığınız kapının arasından sızan ışığı görmenizi sağlar. 🤍