23/10/2026
Bedeninize ve kendinize tanıdığınız zamanı bir düşünün.
Görüşmelerimde en sık karşılaştığım durumlardan biri şu: Danışanım, bir hafta beklediği gibi geçmediğinde kilo vermeyi ya da sağlıklı beslenmeyi başaramayacağına inanmaya başlıyor.
Peki, neden kendimize hep 1 hafta, 1 ay gibi süreler belirliyoruz? Neden bu sürelerin sonunda mutlaka bir sonuç görmek zorundaymışız gibi hissediyoruz?
Çünkü çoğu zaman değişimi, gösterdiğimiz çabayla değil, tartıdaki sonuçla ölçüyoruz. Bir hafta istediğimiz gibi beslenemediğimizde bütün süreci başarısız ilan ediyoruz. Bir öğünde planımızın dışına çıktığımızda, sanki her şeye yeniden başlamak zorundaymışız gibi düşünüyoruz.
Oysa bir davranışı değiştirmek, yalnızca ne yapacağımızı bilmekle değil, onu kendi hayatımızda sürdürebilmeyi öğrenmekle mümkün.
Bazen yoğun bir hafta geçireceksiniz. Bazen duygularınız yeme davranışınızı etkileyecek. Bazen de bedeniniz, sizden beklediğiniz hızda bir değişim göstermeyecek. Bunların hiçbiri, başaramayacağınız anlamına gelmiyor.
Asıl mesele, her şey yolunda giderken ne kadar iyi ilerlediğiniz değil; işler istediğiniz gibi gitmediğinde kendinize nasıl davrandığınız.
Kendinizi her seferinde yeniden kısıtlamak, daha katı kurallar koymak ya da pazartesi gününü beklemek yerine, kaldığınız yerden devam etmeyi öğrenebilir misiniz?
Çünkü hedefiniz yalnızca birkaç kilo vermek değil; sizi, bedeninizi ve ihtiyaçlarınızı anlayarak sürdürebileceğiniz bir düzen kurmak olmalı.
Kendinize biraz zaman tanıyın. Her haftanın bir başarı hikâyesi olması gerekmiyor. Bazen en önemli ilerleme, istediğiniz sonucu henüz göremeseniz bile kendinize olan inancınızı kaybetmeden devam edebilmektir. 🫂
̇nedi̇yet