15/10/2026
“Ben şefkatin kendimize de gösterebileceğimiz bir şey olduğunu hiç bilmiyordum öğretmenim.”
Bir öğrencimin bu cümlesi, öz şefkatin çocuklar için ne kadar önemli olduğunu bana bir kez daha hatırlattı.
Özellikle zorlu sınavlara hazırlanan, bu modern dünyanın taleplerine yetişmeye çalışan çocuklarımızın…
Her gün daha çok soru çözmeye, daha az hata yapmaya, eksiklerini tamamlamaya ve hedeflerine ulaşmaya çalıştığı bir dönemde kendilerine nasıl davrandıklarını hiç düşündünüz mü?
Bir soruyu yanlış yaptıklarında kendilerine ne söylüyorlar?
Deneme sınavında bekledikleri sonucu alamadıklarında kendilerini nasıl hissediyorlar?
Arkadaşları onlardan daha yüksek bir puan aldığında kendilerini nasıl değerlendiriyorlar?
Arkadaşlık ilişkilerinin içinde var olmaya çalıştıklarında ne hissediyorlar?
Bazen çocuklarımızın en çok ihtiyaç duydukları şey, zorlandıkları anlarda kendilerine nasıl yaklaşacaklarını öğrenmeleridir.
🌿 Peki, öz şefkat nedir?
Psikolog Kristin Neff'in tanımladığı öz şefkatin üç temel bileşeni vardır:
1. Kendine nezaket göstermek
Hata yaptığımızda kendimizi eleştirmek, suçlamak ve yetersiz hissettirmek yerine kendimize anlayışla yaklaşabilmektir.
Bir LGS öğrencisi yanlış yaptığı bir sorunun ardından kendisine şöyle diyebilir:
“Bu konuyu henüz tam öğrenemedim. Yanlış yapmam, başarısız olduğum anlamına gelmiyor. Nerede zorlandığımı bulup yeniden deneyebilirim.”
Kendine nazik davranmak, hatalarını görmezden gelmek değil; onları kendini incitmeden düzeltebilmektir.
2. Ortak insanlık duygusu
Zorlanmanın, hata yapmanın, kaygılanmanın ve bazen başarısız hissetmenin insan olmanın bir parçası olduğunu fark etmektir.
LGS’ye hazırlanan bir çocuk, denemede istediği puanı alamadığında yalnızca kendisinin zorlandığını düşünebilir.
Oysa pek çok öğrenci aynı kaygıları yaşıyor, bazı konularda zorlanıyor ve zaman zaman umutsuz hissediyor.
“Zorlanmam, bende bir sorun olduğu anlamına gelmiyor. Benim gibi zorlanan başka öğrenciler de var.”
Bu farkındal�